Merhaba arkadaslar.Ben 20 yaşında mersinde yaşayan biriyim.Hayatın anlamsızlıgı ile hergün dirilip dirilip ölen biriyim . Birine anlatsam güler halime yaşın 20 elin tutuyor kolun tutuyor derdin ne diye . Ve bu ölmelerinin sebebini bile bilmiyorum . Bundan 2 sene önce yaz tatili için gittiğim köy de ilk defa görmüştüm onu . Ömrü hayatımda pek kızlar ilgimi çekmemişti . Çevrem deki insanlar bügün biri yarın başka biri ile cıkmayı marifet özgüven sanıyorlardı . Bana saçma geliyordu . Gelsin ve hiç gitmesin diyeceğim birini istiyordum . Haliyle yanlızlık çöküyordu insana ama bekliyordum gelecegini biliyordum . Er ya da geç . Ve görmüştüm kara gözleri ile esmer teni dalgalı saçlarıyla bana bakıyordu . Gülümsemesi için hayatımı eline verebilecegim bir insan cıkmıstı karşıma . Teyzemin komşusunun kızıydı sık sık gelir 3 yasında ki yeğenim le oynar zaman geçiridi . Haliyle cok sık karşılasır olmustuk . Benim beceriksizliğimi anladıgından olsa gerek kendi tanısmak istedi . Ve o güzel günler baslamıstı . Sıkca sohbet ediyor gülüyor eğleniyor geziyor doya doya anın tadını cıkarıyorduk yada cıkarıyordum . Artık yegenim den ziyade beni görmek için geliyordu . Türlü türlü sohbetler birbirini acıyor cümleler tükenmiyor sabahı akşam ediyorduk . Ona öyle alışmıştım ki . Onsuz geçen her an onun yoklugunu hissederek anlamsız geliyor , o geldiğinde dünyanın en mutlu insanı oluyordum . Bir gece damda yatarken anlam yüklemeye calistim bu olanlara . Aşıktım hemde deli gibi ilk defa seviyordum . Aşk varlıgını tüm güzelliğiyle gösteriyordu bana . Ama ona nasıl sölüyecektim ne diyecektim . Ramazan ayındaydık sahur a kadar geceleri catı da oturuyor ne diyebilir nasıl diyebilir diye kendi kendimi tüketiyordum . Söylemediğim söyleyemediğim her gün ömrümden fazlasıyla caliniyormus gibi hissediyordum . Varlığı hep vardı ama ben doyamıyordum . Bir gün evine bırakırken tuttum elinden söyledim içimde ne varsa . Anlamsızca baktı güldü ve gitti . İçimi telaş almıştı . hiçbirşey dememişti . Öbürsü gün sanki dün hiçbirşey olmamış yaşanmamışcasına aynı eski doyamadıgım hayata devam ettik . En azından onu sevdiğimi biliyor bu da iyi birşey diye kendi kendime olumlu düşüncelere kapılıyordum . Ama günler geçtikce telaşa kapılıyordum okullar acılacak ve o gidecekti . Su gibi geçen günler o günü getirdi . Sadece sarıldı ve elveda dedi . Hayatımda gözümden yaş gelmemiş biri olarak o gün oluk oluk kan gibi akıyordu . Adana da oturuyorlardı . Bana adanaya gelirsen beklerim gezdiririm dediği gün gelmişti aklıma . Gitmek için can atıyordum . Gitmez olaydım telefon kullanmıyordu . Ufak kardesini sokak da oynarken görüp eline bi kağıt sıkıştırıp sıkı sıkı tembihleyip gönderdim ona . Kardeşine gelemiyecegini ailesinin dışarıya salmadıgını bügün çok işi oldugunu gibi şeyler söyleyip bana gönderdi . Beynimden vurulmuşa dönmüştüm . Oysa ne hayallerim vardı geçmişde harcadıgım boş zamanların tüm acıklarını o gün kapatmayı düşünüyordum . Kalacak yerim olmadıgı için geri dönmek için otogar a yöneldim . Otobüs e binemedim . Otopark tan cıkıp en yakın park a gidip uyudum . Sabah oldugunda dün için tüm umutlarım tekrar yeşermişti . Belki bügün dedim . Ama bügün de hayal kırılıgıyla son bulmustu . Tekrardan gelemiyecegini misafirliğe gideceğini söylemişti kardeşine . Dönmek zorundaydım sınavlarım vardı . Otogar ın yolunu tuttum . Mersine vardıgımda bütün dünyam yıkılmıştı . Sanki bu zamana kadar yalan bir dünya da yaşamış gibi hissediyordum . Artık beni görmek istemediğini umrunda bile olmadığını anladım . Başka bir açıklaması yoktu . Kendim den nefret ettiğim günlerin başlangıcını yaşıyordum bilemezdim bu kadar uzun süreceğini . Aylar geçti yaz gelmişti catmıştıştı . Hiç unutmadıgım o insanı görme ümidiyle yeşeriyordum . Biraz kırgın biraz buruk . Ama gene de onun için yanıp tutuşan bi kalp le yaşıyordum . 1.5 ay staj dolayısıyla geç gitmiştim köye . İlk gittiğim gün gözüm her yerde onu aradı . Düğünün oldugu bir gün yolda karşıdan geldiğini farkettim . Soğuk terler su gibi iniyordu . Etraf insan kaynadıgı için o güzel gülümsemesiyle başını hafiften eğerek ufak bi mırıltıyla merhaba tolga dedi . . . O gecenin uykusuz lugunun ve düşünceler le bogulmanın habercisiydi bu 2 cümle . Ama eskisi gibi değil di . Bize gelmiyordu arkadaşlarına gidiyordu . Hergün görmek için yanıp tutuştugum insan günde bazen 10 dk bazen hiç göremiecek kdar yokluk la yaşıyordu bende . Babasının rahatsızlığı ile veda bile edemeden köyden ayrıldı . . . Hayallerim daha kaç kere yıkılacak bilmiyordum . Tek bildiğim her günüm cehennem gibi geçtiğiydi . Arkadaş tesellileri bir kulagımdan giriyor bir kulagımdan cıkıyordu . Burda bu kadar senin için yanan tutuşan insanlar var boşver olmuyor sa omuyor diye teselliler . Hiçbirşey onu unutmama engel olamıyordu . Çok sevdiğim bi dost umun tavsiyesiyle o yokmus gibi yaşama ama kendin için yaşamayı da unutma dediği gün hayata tutundum az da olsa . Yaşıyordum gülüyordum ama hep eksik hep yarım dı . Zaman geçtikce geciyordu .Telefon kullanıyordu artık . Birgün bir msj la tekrar hayatım cehenneme döndü . yokluguna bu kadar alısmışken ondan gelen msj beni tekrar öldürdü . Bir insan ne kadar ölebilirdi ki . O var oldukca benim yaşarken hergün öleceğim kesin di . İstemez bi üslüp la attıgı cogu msj a cvp vermesem de bazılarına veriyordm . Patlıyacak bir an arıyordum ve sonunda patladım . Ufak slm laşmadan sonra nsılsın diye sordu kötü oldugumu söyleyerek konuya girdim . Patladıkca patladım 2 senelik birikimimi msj lara haykırmıştım . İsterdim ki karşımda kara gözleriyle bana baksın yüreğimin tüm sıcaklıgıyla anlatayım ama kısmet . 5 10 dk lık bi sessizlikden sonra bir msj geldi . ' Bende Senden hoşlanıyordum fakat olmadı yapadım geçmişimi unutamıyorum diye sözler söyledi ' . Anlamıştım artık . Yaralı bi ceylan dı o iyiden iyiye ümidimi kaybetmiştim . Günler ayları kovaladı ve tam bu yazıları yazmadan 1 hafta önce . Adanaya gitmek zorunda kaldım bir iş için . Son bir kez şans ya görüşmek istedim . Adana ya geliyorum diye msj attıgım da umursamaz bir üslup la tmm diye cvp aldım . Zaten kırılmıştım galiba kırmak la kalmayıp parçalarımı da ezmeyi başarıyordu . Baba sı biras eski kafalıydı pek salmıyordu dışarı . En azından bir kere olsun görmek isteidğimi söyledim . Balkona cıktıgında gece yarısıydi . Aşagıda bank da oturmuş aşk dilencisi gibi bir halim vardı . Ben bile kendime acıyordum . Ama onu herşeyden cok istiyordum . Ne verdiği değeri anlaya bilmiştim bunca zaman ne de ne istediğini . Sabahın 5 ine kadar o balkonda ben aşagıda saf bir karşılıksız bir aşık gibi msj laşıyorduk . Tuaf geliyordu liseli aşkları gibi . Ama az da olsa mutluydum . Bunca zamandan sonra gözleri gözlerime bakmişti . Doyamadıgım o anlar hayatın ta kendisi gibiydi . Mersin e öbürsü gün geri döndüm . 1 haftadır zamansız gözlerimden yaşlar geliyor . Bağırmak istiyorum ucsuz bucaksız yerlere haykırmak . Ayaklı ölü misali yaşıyorum . Ama bi karar aldım . Onsuz da mutlu olabilmeyi öğrenmem lazım cünkü olmuyacagını biliyorum . Biras saçma biras aptal bi durum benim ki oysa sadece sevmiştim . Köy de onu görmekten se bodruma 4 saat sonra otobüs üm kalkıyor . Belki hayat güzel şeyler cıkartır karşıma kim bilir . Doğrumu yapıyorum yanlış mı yapıyorum bilmiyorum . Ama varlığı mutluluktan cok acı verdiğini biliyorum . . . Uzun bir yazı oldu beyin şişirmek istemezdim özür dilerim . Yazmaya baslayınca duramıyor insan :) . . .