YazarOkur Sen de Yaz Anasayfa

hayatımın en mutsuz gününde yazmıştım bunları


antoni hopkins
Bunları çok tereddüt ederek yazmaya başladım çünkü çok yorgunum ve vücudumu onlarca sivrisinek ısırdığı için fiziksel olarak bir erteleme isteği var üzerimde. Ama başlamazsam sürekli erteleneceğini düşündüm ve bir kelime bile olsa bir şeyler yazmak istedim. Kafamda çok kısa planlamalar yaptım nasıl yazacağımla ilgili. Öncelikle dürüst olmaya karar verdim. En azından kendime karşı dürüst olmaya... Karar verdiğim bir diğer şey de konularla ilgili başlık atmak. Evet böylece daha düzenli olacak. Sanırım.

Neden yazmaya başladım bunları. En büyük nedeni yalnız olmam. Ne kadar zaman geçtiğinin farkında değilim ama sanırım iki ay oldu. Evet öğrenci evine çıkalı iki ay oldu. Yemek yapan annem yok. Akşam televizyon izlerken yanına uzandığım, sarıldığım babam da yok. Odamda benim açtığım müzikleri dinlerken espri yapan kardeşim yok. Bir de onun bir küçüğü var deli gibi sever beni. Ben de onu tabii. En ufak kardeşim de çok sevmeye başladı lan beni. Çok ilginç. İşte bu insanları 2 haftada 1-2 saat görebiliyorum artık. Ailemi. Yatağımı özledim, çünkü çok rahattı. O kadar rahat ki ben evde değilken boş gören herkes atlar uyur üstüne. Ve tabii yemekler. Öff çok acıktım. Ama yiyecek hiçbir şeyim yok. Yani hammadde olarak var tabii buzlukta kıymam pakette makarnam var tabii ama ne biliyim hazırlayasım yok. Annem olsa iki dakikada bir şeyler hazırlardı. Neyse ne anlatıyordum. Neden yazıyorum, çünkü bilgisayarımda oyun yok. Hoş olsa da oynamam. Değiştim baya. Aklıma yazmak fikri geldi benim de pek de fena değilmiş aslında eğleniyorum baya baya.

Bu arada anlatacağım şeylere başlık eklememeye karar verdim. Ama paragraflara ayıracağım. Böylece ne anlatmak istediğimi anlamam için tamamen okumam gerekecek. Gerçekten çok zekiyim.

Baştan eğlenceli bir şey anlatayım. Vücuduma güvendim ve okulun amerikan futbolu takımının seçmelerine gittim. Güvendiğim kadar da vardı milleti görmeniz lazımdı bayılan bayılana... Girdiğim bütün idmanlarda sonuna kadar dayandım ve tamamladım. Baktım ortamı da fena değil ama bende pek cesaret yok. Gözleri kapatıp dalıyorum millete. Defans oynarım diye güveniyordum kendime koşucu yaptılar. Hayatımda toplu spor yapmamış olan ben takımın başrolü oldum. Dokuz idman geçirdik sanırım hepsi birbirinden yorucu. Kilo almaya çalışıyoruz ya anasını satıyım öğünleri çifter çifter yemeye çalışırken bir baktım iki haftada tam dört kilo vermişim. Neyse sonunda duyuruyu yaptılar ekipmanlı idman yapılacak. Heyecan içinde bekliyorum zırh giyeceğim sonuçta. Herkesin içi kıpır kıpır. Zırhı taktılar sırtıma cuk oturdu hayvan gibi oldum. Ama bir baktım herkes kendine kask seçmiş. Bana kala kala koca bir kask kaldı. Nasıl bir kafaya göre tasarladınız onu anasını satıyım anlamıyorum ki. Öyle bir insan yok. Neyse taktım bunu sıktım falan. Kaskın tepesi gözlerimin yarısına geliyor. İleriye doğru baktığımda on metreden sonrasını göremiyorum kask engelliyor. Çıktık odadan gittik sahaya ısınma hareketlerimizi yaptık. Bu arada çift idmandı o gün ekipmanı giyip hazırım dediğimde altı saat geçmişti. Neyse bana üç tane hareket gösterdiler. Azar işite işite yaptım bunları. Sonra hadi deneyeceğiz dediler. Götürdüler beni defans oyuncularının arasına. Adamlar on beş kişi biz iki kişiyiz ve beraber çalışacağız. Topu verdiler elime yalandan bir kale çizdiler 20 metre ileriye kaleden eşit uzaklığı işaretlediler birine bizi birine defans oyuncusu koydular bana koş dediler kaleden geç. Ama kuralları var tabii herkes yerden uzanarak başlayacak. Uzandım yere, düdüğü çaldı kaptan kalktım koştum koştum bir baktım kalenin orada adam var. Kenetlendi bana düşürdü beni. Döndüm yerime tekrar çıktım adam geldi omuz attı bana top düştü elimden. Azar işittim. Tekrar aldım topu döndüm yerime koştum koştum omzu gömdüler yine yere düştüm dizimi yaraladım ama topu düşürmedim. Yerime döndüm ve öğrendiklerimi uygulamam lazım dedim. Spin hareketi vardı çok hoşuma gitmişti acaba gerçek oyuncuya karşı işe yarar mı diye düşündüm deniyim dedim. Koştum koştum adam tam üstüme atlarken kramponun topuğunu vurdum yere spin atarak adamı terse yatırdım pazara yolladım herifi. Çok hoşuma gitti birkaç kere arka arkaya yaptım bunu. Sonra çıktım koşuyorum kalenin oraya bir baktım kaptan bekliyor beni. Adam nerden baksan 130 kilo. Ben bunu geçerim dedim koştum üzerine. Bana bir daldı bu. Göğüs mü attı kafa mı attı bilmiyorum. Ama öyle bir vurdu ki ayaklarım yerden kesildi. Sürüklenirken kaskım çıktı. Dizimi burktum sakatlandım. Kolum kesildi. Ayağa kalktım. Yerime döndüm. Darbe yememem gerekiyordu o acıya katlanamazdım. O kadar hızlı koştum ki o kaleye. Ondan sonra kimse yetişemedi bana efendi gibi bitirdim antrenmanımı. Peki sonuçları ne oldu. Yürüyemiyorum şuanda dizim mahvoldu ve feci yorgunum. Neyse bu konuyu kapatmam lazım çünkü gıcık oluyorum yazdıkça. Fotoğraf çekmemiz bile yasak ekipmanla.

Uykum geldi o yüzden kısaca sivrisinekten bahsedip kapatacağım bugün bilgisayarı. Anasını satıyım yıllardır sinek ısırmaz beni. Bu yaz da hiç ısırmadı. Ama geçen gün idmandan sonra soğuma hareketleri yaparken bir sivrisinek bulutu geldi üzerime ve son beş yılın acısını çıkardı şerefsizler. Vücudumda en az elli tane sinek ısırığı vardır herhalde ve hepsi normalden baya bir büyük. İnanılmaz kaşınıyor.
Konu başlığını görünce çok başka şeyler beklemiştim :) Hayatının en mutsuz günü o olsun. Belki de mutluluğun için farklı bir spor dalı seçebilirsin :) Küçük bir tavsiyeydi dikkate almana gerek yok. Ayrıca da okurken eğlendirdin. Doğal yazmandan kaynaklı galiba. Böyle de olsun zaten. Son olarak sivrisineksiz idmanlara :)
BEN DE TAM TERSİ EVİMDEYİM AMA BÖLÜMÜM SIKINTI KAHRETSİN OF BUNALDIM MİMARLIK OKUYORUM DA DEĞİŞİK SEYLER OLSUN İSTİYORUM ARTIK BECEREMİYORUM ZATEN ASOSYALDİM SİMDİ EVDE SIKIŞIP KALDIM DELİ GİBİ
...